21 Ekim 2010

Ofisini sokaklarda kuranlar


Burada adı geçen insanların ofisleri yok. Şehrin tüm kafeleri, vapurları onların iş yeri. İşlerini istedikleri yerden yürütüyorlar; kafeden, deniz kenarından hatta vapurdan. Mesai saatlerine ve çalışacakları mekânlara kendileri karar veriyorlar.

Sabahın erken saatlerinde uyanıp, trafikte türlü stresle boğuştuktan sonra işe varıyorsunuz. Sonra gün boyunca -yaptığınız işe bağlı olarak - bu stres azalıyor ya da gün sonunda tavan yapıyor. İyi ihtimalle saatler 18:00’i vurduğunda eve gitmek veya arkadaşlarınızla buluşmak üzere işten çıkıyorsunuz. Şayet gideceğiniz yer yakın bir mesafede değilse, saatlerinizi trafikte harcamaktan başka çareniz yok.

Bir de, bu trafiğe maruz kalmadan işlerini yürüten bir kesim var. Ofislerini istediği yerde konumlandıranlar, en çok da İstanbul trafiğinden kurtuldukları için mutlular. Gelişen teknoloji sayesinde artık dünyanın bir ucundayken de işlerini rahatlıkla yürütebiliyorlar. İşte uzun zamandır bu şekilde çalışanlarla “sokak ofis” çalışmanın detayları:


Burcu Çobanoğlu (Yönetici)

Burcu Çorbacıoğlu 10 yıl büyük şirketlerde çalıştıktan sonra kendi şirketi BC İletişim Danışmanlığı’nı kurmaya karar vermiş. Altı yıl önce kurduğu şirketinde ekibine mail yoluyla rahatlıkla ulaşabiliyor. Cep telefonu ve laptop ile yaşadığını söyleyen Burcu, yurt dışı bağlantılı işlerde de Skype kullanıyor. Genelde toplantılarını müşterilerinin ofisinde yapıyor. Çorbacıoğlu kozmetik, ulaşım, inşaat sektöründen tutun da açıkhava konserleri, defile, fuar, bayi toplantılarına kadar birçok etkinlik organize ediyor. Çorbacıoğlu her ay eline aynı para geçmese de 20 bin TL civarında kazandığını söylüyor.


İdil Kesten (İş Geliştirme Sorumlusu)


İdil Kesten, mobil ve internet ölçümlemesi ve analizinde pazar araştırması yapan özellikle ABD’de iyi bilinen bir teknoloji şirketinde iş geliştirme sorumlusu olarak çalışıyor. Kesten, aynı zamanda şirketin Türkiye’deki satış, pazarlama, eğitim ve CRM gibi başlıklarını da yürütüyor. Ofis olmadan çalışmanın verdiği rehavete kapılmadan saat 09:00’da iş başı yapan Kesten, gün boyu müşterilere destek ve sorulara cevap veriyor. Bu nedenle genel mesai saatlerini takip ediyor. İş telefonu yerine ev ya da cep telefonu kullanıyor. Ağırlıklı olarak Londra ve ABD Washington ile çalışıyor ve toplantılarını da AT&T’nin telekonferans sistemiyle yapıyor. Kesten yurt dışına bağlı olarak çalıştığı bu işiyle aylık 4-6 bin TL arası kazanıyor.


Sadi Tekin (Tasarımcı)


Sadi Tekin mesleğini şöyle tanımlıyor: “Üşenmediğim zamanlar endüstri ürünleri tasarımcısıyım diyorum, genelde tasarımcıyım derim. Ama artık kuaförler bile saç tasarımcısı oldukları için biraz tanımsız kalıyor.” Tekin’in aynı zamanda “Pick Me!” isimli bir markası var. Artık kendi başına çalışması gerektiği kararını vermesi ise 2006 yılı. Her zaman yanında minimum üç defter ve onlarca kalemle gezen Tekin, işlerini yürütürken telefonu tercih ediyor, karşı tarafa yazılı birşeyler anlatmak onu zorlayabiliyor. Çalışma ortamı olarak konsantrasyonu kolay dağıldığı için insan sirkülasyonu a zolan yerleri tercih ediyor. Tekin’in Türk Telekom için yaptığı tasarımları yakında göreceğiz. Hayatını çizerek kazanan Tekin’in eline aylık olarak 4-5 bin TL geçiyor.




 Alev Durmuşoğlu (Doğum Fotoğrafçısı)


Doğum fotoğrafçısı Alev Durmuşoğlu sekiz yıldır “sokak ofis” çalışıyor. Durmuşoğlu, mesleği dolayısıyla sadece İstanbul’da değil, pek çok ilde hangi hastanenin kafeteryası nasıl, masalarda priz var mı, kablosuz bağlantı mevcut mu gibi bilgilere son derece hâkim. Durmuşoğlu ayda 3-4 bin TL kazanıyor.







Can Okay Heper (Tasarımcı)

Can Oktay Heper sadece bir tasarımcı değil aynı zamanda tasarım danışmanlığı da yapıyor. İki yıldır ofis dışından işlerini yürüten Heper, mobil olarak marka ve ajanslarla çalışıyor. Gmail, Gtalk, Google Documents gibi servisleri sürekli kullanıyor. Bir çok müşterisi ile Gtalk üzerinden toplantı yapıyor. Ancak haftada en az iki gün müşterileriyle yüzyüze görüşmeyi de ihmal etmiyor. Sanılanın aksine ofis dışında çalışırken fazla mesai yapıldığını söylüyor Heper: “Kafanızda iş süreci asla bitmiyor.” Şimdiye kadar Google, Mavi Jeans, Superonline, Etohum, Mynet gibi markalarla çeşitli alanlarda çalışan Heper, ayrıca birçok internet sitesi için de logo tasarımı yapıyor. İşlerin her ay değiştiğini söyleyen Heper’in eline ortalama 5 bin TL geçiyor.




Özlem Ercan (Proje Danışmanı)


Özlem Ercan, pazarlama ve iletişim üzerine çalışıyor. Şu an ağırlıklı olarak firmaların iletişim projelerine destek veriyor, sosyal medya ve bloglar için içerik oluşturuyor. En büyük müşterisi bir Alman-Türk ortaklığı olan Messe Stuttgart Ares Fuarcılık. Aynı zamanda www.elvedaofis.com isimli sitesinde bu tarzda bir hayatı kurmaya yönelik kişisel danışmanlık yapıyor. Ofis dışında çalışmak için mutlaka gerçek bir ofiste çalışma tecrübesi gerektiğine inanıyor. Ercan, ayda 2-4 bin TL arasında bir gelir elde ediyor.


 Ercüment Büyükşener (İletişim Danışmanı)



Dijital iletişim danışmanı olan Büyükşener, 2006 yılında Sony Club VAIO Türkiye Sosyal Medya Uzmanı olarak başladığı görevini de hâlâ sürdürüyor. 2006 yılından bu yana tüm işlerini internet üzerinden yürüten Büyükşener’in ekip arkadaşları da anlaştıkları projeleri tamamlamak için sabit bir mekânı tercih etmiyor. Büyükşener’in işe başlamadan önce ilk yaptığı şey haftalık bir iş planı oluşturmak. Büyükşener www.ercument.org isimli sitesinde ilginç “sokak ofis” anılarını paylaşıyor.





Kaynak: Aktüel Dergisi, 30 Eylül - 13 Ekim 2010 Sayısı. Burcu Çobanoğlu, İdil Kesten, Özlem Ercan, Ercüment Büyükşener, Sadi Tekin, Can Oktay Heper, Alev Durmuşoğlu. Haber: Nihan Bora

0 Responses to “Ofisini sokaklarda kuranlar”

Yorum Gönder